şifremi unuttum

Şifremi Unuttum

Organ Nakli Merkezi

Hangi Organ ve Dokuların Nakli Yapılmaktadır?

Günümüzde böbrek, karaciğer, pankreas, kalp, akciğer, ince barsak, kornea, kemik, tendon ve kalp kapağı en çok nakledilen organ ve dokulardır.

Organ Nakli Kimlerden Yapılır?

Nakil ameliyatlarında kullanılan organlar öncelikle yoğun bakım şartlarında vefat eden kişilerden (kadavra) temin edilmelidir. Ancak bekleyen hasta listelerinin giderek artması nedeni ile talep karşılanamadığı için tüm dünyada böbrek ve karaciğer nakillerinde canlı vericiler kullanılmaktadır. Canlı verici olmanın ilk kuralı gönüllü olmaktır. Kanunlarımıza göre 4. dereceye kadar akrabalardan organ temin edilir. Akraba olmayan canlı vericiler etik kurullara sunulmakta ve uygun bulunur ise nakil gerçekleşmektedir. Organ nakilleri için donör kaynağı olarak elbette kadavra vericiler tercih edilmelidir. Gelişmiş ülkelerde nakillerin %80’ni kadavra vericilerden yapılırken, ülkemizde tam tersi oranda nakiller yapılmaktadır. Bekleme listelerinin her geçen gün artması ve talebin karşılanamaması nedeni ile canlı vericili nakiller hayat kurtarıcı olmaktadır. Ancak canlı vericili nakile imkan tanıyan karaciğer ve böbrek nakillerinde bu yöntem uygulanabilir. Canlı vericili nakil şansı olmayan kalp, akciğer gibi nakillerde hastaların hayata tutunmasının tek yolu kadavra vericili nakillerdir. 

Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle günümüzde bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamamaktadır. Bugün ülkemizde 70 binden fazla diyaliz hastası var ve bunların çoğu 20-40 yaşları arası genç-orta yaş grubu olan yani üretken çağdaki hastalardır. Yaşamlarını makinelere düzenli aralıklarla (haftada 3 kez ve her seferinde 3-4 saat) bağlanarak sürdürebilmektedirler. Bu da sosyal yaşantılarını oldukça kötü bir şekilde etkilemektedir. Yaşam kalitesi dışında yaşam süresi diyalize giren hastalarda 5 yıllık %50 civarında olup, bu oran pek çok kanser hastalarının sağkalımından daha kötüdür. Böbrek nakli ameliyatı ile bu yaşam kalitesi artmakta ve yaşam süreleri nerdeyse normal olacak kadar uzamaktadır.

İleri dönem kalp ve karaciğer hastalarının durumları çok daha üzücüdür. Diyaliz gibi bir yardımcı tedavi olanakları da olmadığı için nakil olamadıklarında kısa sürede yaşamları sona ermektedir. Karaciğer nakilleri de artık canlı vericili olarak başarı ile yapılmaktadır. Başlangıçta verilen canlı verici kuralları karaciğer nakli içinde geçerli olup, ülkemiz bu tedavi alanında dünyada üst sıralarda yer almaktadır.

Tip 1 diyabet hastalarında eğer böbrek yetmezliği gelişmiş ise kadavradan aynı anda böbrek-pankreas birlikte, ya da canlı vericili böbrek naklini takiben pankreas nakli yapılarak şeker hastalığı da tedavi edilmektedir.

Organ Nakli İyi Bir Tedavi Yöntemi midir ve nakil için ne yapmak gerekir?

Organ nakli için öncelikle son dönem organ yetmezliği olması gerekiyor. Örneğin; kronik böbrek hastalığı, kalp yetmezliği veya kronik karaciğer hastalığı vb. Çok nadiren başka (akut yetmezlikler veya metabolik hastalıklar gibi) sebeplerde vardır. Nakil gerekliliği tespit edildikten sonra tıbbi durumunuzun uygun olması ve organ nakline engel ciddi sağlık sorununuzun bulunmaması gerekmektedir. Bunun için sizi takip eden doktorunuzdan nakille ilgili mutlaka bilgi alınız. Organ nakilleri ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nca ruhsatlandırılmış nakil merkezlerinde yapılmaktadır. Kamu veya özel sağlık kuruluşu fark etmeksizin nakil cerrahisi işlemleri sağlık sigortası olan herkes için ücretsiz yapılır. Organ nakli; cerrahi ekip, dahili ekip ve koordinatörlerden oluşan kazayağı yapılanması ile multidisipliner bir ekip işidir. Çocuk hastalar için mutlaka ilgili pediatrik (pediyatrik nefrolog, pediyatrik gastroenterolog ve hatta pediyatrik yoğun bakım) branşlar olmalıdır. Canlı vericiniz var ise ki kanunlarımıza göre dördüncü dereceye kadar akraba olmak gerekmekte, tıbbi ve yasal hazırlık işlemlerini takiben, nakil cerrahisi işleminiz gerçekleştirilir. Ancak canlı vericiniz yok ise sadece bir nakil merkezi adına ulusal organ bekleme sisteminde, kadavra kayıt listesine girmeniz gerekmektedir. Beklediğiniz organ ve tıbbi durumunuza göre aldığınız puan, nakil olma ihtimalinizi belirleyecektir. Bundan sonra nakil olana kadar belirli aralıklarla aynı nakil merkezine giderek kaydınızı güncel tutmalı ve belirlenen puan sıralamasına göre nakil merkezinden haber (telefonlarınıza 7/24 ulaşılabilir olmalı) beklemelisiniz. Ancak organ bağışı arttırılmadıkça bu bekleme süreci bazı hastalar için uzun ve dayanılmaz olmakta ve sonuçta organ beklerken pek çok hasta hayatını kaybetmektedir. Organ nakli ile yaşam süresi uzar, yaşam kalitesi artar. Ayrıca diyaliz gibi ileri dönem organ yetmezliklerinde kullanılan tedavilere göre maliyeti çok düşüktür. O halde organ nakli ve organ bağışı ülkemiz için hem sağlık yönünden, hem de ekonomik yönden önemli bir katkıdır. Ayrıca bağımlılıkları azalır iş gücü kaybı da kazanca dönüşür. Organ nakledilen ve 30 seneyi dolduran böbrek ve karaciğer nakil hastalarının olduğunu artık biliyoruz.

Yaş: Organ alıcılarında; son on yıla kadar 10 kilonun altındaki çocuk hastalarda, ihtiyaç olsa bile teknik zorluklar nedeni ile nakil yapılamaz idi. Çocuğun kilo alması beklenir ancak kronik sağlık sorunu olan çocukların, kilo alması pek mümkün olmazdı. Çocuklar kısır bir döngüde ebeveynler ile birlikte nakil olmayı çaresizce beklerlerdi. Ancak günümüzde sorunların daha iyi anlaşılması, cerrahi tekniklerin gelişmesi ve nakilden sonra erken dönemde hasta yönetiminin başarılı yapılması nedeniyle, yaşı kaç olursa olsun 4-5 kilo ağırlığındaki çocuklara dahi nakil yapılabilmektedir. Hatta karaciğer hastalığı ile doğan, ciddi sağlık sorunu olan ve yaşaması organ nakline bağlı olan bebeklerde dahi yaşamın ilk aylarında karaciğer nakli yapılabilir. Bu hasta grubunda nakiller donanımlı merkezlerde ve alanında deneyimli ekipler tarafından yapılır ise başarı ihtimali artar.

İleri yaş grubunda da aynı şekilde son on yıla kadar 65 yaş üstü hastalara nakil yapılmazdı. Ancak günümüzde ortalama yaşam süresinin artması, tıbbi imkanların iyileşmesi ve herkes için yaşam hakkı nedeni ile günümüzde artık kimlik yaşından ziyade, beden yaşı daha önemli hale geldi. Nakilden sonra beklenen yaşam süresi uzun olan, ciddi kalp - akciğer sorunu olmayan ve yapılan bazı testlerde olumlu sonuç alan hastalarda her türlü nakil yapılabilmektedir. Yani rakamsal yaş değil, biyolojik yaş çok daha önemlidir. Örnek olarak; 87 yaşında canlı böbrek vericisi, 94 yaşında kadavra karaciğer donörü, 77 yaşında karaciğer alıcısı hastalarımız vardır.

Şeker hastaları:  Günümüzde böbrek yetmezliğinin en önemli 2 sebebi şeker hastalığı ve hipertansiyondur. Şeker hastalığı yıllar içinde yaptığı küçük damar tahribatı ile doku ve organlara zarar vererek öncelikle böbrek yetmezliğine yol açar. Bu nedenle şeker hastaları da nakil olabilir. Kaldı ki tip 1 diyabette böbrek-pankreas nakli yapılarak hem şeker hem de böbrek yetmezliği nakil ile tedavi edilir. Pankreas nakli söz konusu olmadığı durumlarda, nakilden sonra hastanın şekeri çok iyi kontrol edilerek şeker hastalığının böbrek yetmezliğine tekrar yol açması için uzun yıllar geçmesi gerekir.

Doku grubu uyumsuzluğu: Son on yıla kadar doku uymadığından dolayı nakil olamayacağı iddia ediliyordu. Ancak yeni çıkan ilaçlar ve teknikler sayesinde, araştırmalar artık doku uyum oranının çok fazla önemli olmadığını gösterdi. Bu nedenle canlı vericili nakillerde doku uyumsuz nakiller artık rutin olarak yapılmakla birlikte, kadavra vericili nakillerde doku uyumu aranmaktadır. Doku uyumu oranı olmayan bir vericiden böbrek nakil edildiğinde, anne-baba böbreğine yakın bir ömür sürmekte ve böbreğin ömrü, uzun dönemde kadavra böbreğinden daha uzun olmaktadır.

Kan grubu uyumsuzluğu: Yine bazı hastalarımızın vericisi olmasına rağmen, kan grubu uymamaktadır. Ülkemizde bazı düzenlemeler nedeni ile kan grubu uyumsuz nakiller rutin olarak yapılamamakta ancak bazı ülkelerde kan grubu uyumsuz nakiller günümüzde yapılmaktadır.

Çapraz Nakil: Kendi yakınından tıbbi sebepler nedeni ile organ alma şansı olmayan organ nakil alıcılarının, uygun olan başka iki ya da daha fazla çiftin karşılıklı olarak organları paylaşıp sağlıklı nakil olma şansını yakalamasına çapraz organ nakli denir. Günümüzde en çok böbrek naklinde uygulanmaktadır. Genellikle kan grubu uyumunun olmaması veya alıcıların kanlarında oluşan antikorlar nedeni ile kendi vericilerinden nakilin uygun olmadığı durumlarda yapılır. Çapraz organ nakli eşleşmeleri ülkemizde nakil merkezleri tarafından yapılmaktadır. Bu yöntem tüm dünyanın kabul ettiği etik, tıbbi ve yasal açıdan canlı vericili nakil sayısını arttırmanın en uygun yoludur. Bu ikili, üçlü ve daha fazla eşleştirmeli çapraz nakil yöntemi nakil olma şansı olmayan birçok hastanın umudu olmaktadır.

Karaciğer naklinde de çapraz nakil yöntemi uygulanmakta ve kan grubu uyumsuzluğu dışında vericinin karaciğer kapasitesi ya da damarsal sorunları engel olduğunda başvurulan bir yöntemdir. 

Canlı vericiler

Canlı vericiler tıp alanında gönüllü ve sağlıklı olup, ameliyat masasına yatan tek hasta grubudur. Bu nedenle hazırlık aşamasında muayene, laboratuvar ve radyolojik yöntemleri ile sağlıklı oldukları ve canlı verici için uygun oldukları tespit edilir. Gerekirse organ biyopsisi dahi yapılabilir. Bu aşamalardan sonra tam bir check-uptan geçen canlı vericilerin bir kısmında tanısı konmamış hastalıklar saptanabilir, bir kısmının da canlı verici olması uygun bulunmayabilir. Canlı verici olarak kabul edilenlerde ameliyatın getirdiği ve yine organa göre değişen binde bir ile on binde bir arasında değişen hayati riskleri olabilir. Ancak bu hayatın getirdiği risklere yakın ve tıbbın kabul ettiği risklerdir. Buna karşılık canlı verici olan hastaların ameliyattan sonra genel sağlık önerilerini daha iyi uyguladıkları, hayatlarını disiplinize ettikleri ve sonuçta uzun vadede genel popülasyona göre daha sağlıklı oldukları çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir.

Nakil sonrası iyileşme döneminde nelere dikkat edilmesi gerekir?      

Organ nakli tedavisi öncelikle cerrahi bir tedavidir ve bu sürecin başarılı bir şekilde geçirilmesi gerekir. Nakil sonrası dönemde, artık yaşam hakkını yeniden elde etmiş biri olarak uymamız gereken bazı noktalar vardır. Öncelikle belli dönemlerde kullanılması zorunlu olan bazı ilaçlar, zamanında kullanılmalıdır. Nakil sonrası ilk 3 ay daha sık olarak olmak üzere hastane kontrollerine gelmeli ve takılan organın fonksiyonları ile kullanılan ilacın düzeyi ile infeksiyon parametreleri yakından takip edilmelidir. Takip aralığı işler yolunda gittikçe hekiminiz tarafından esnetilecektir. Cerrahi süreç ve erken dönem takip atlatıldıktan sonra artık yaşam kalitenizde yükselecektir. Öğrenci iseniz eğitiminize, çalışıyorsanız işinize dönerek ülke ekonomisine katkıda bulunabilirsiniz. Bunun dışında bazı basit kurallara uyarak; tatile çıkabilir, araç kullanabilir, seyahat edebilir, denize girebilir, pek çok yiyeceği ve içeceği tüketebilir, hamile kalarak çocuk sahibi olabilir, ev işlerinizi yapabilir. Kısacası hayatın gerekliliklerini yerine getirebilirsiniz. Yapmanız gerekenler ile ilgili taburcu olurken bilgilendirilecek ve acil durumlarda ulaşılacak telefonlar sizlere verilecektir.

Neden organ nakli?

Tek yaşama şansı bu tedaviye bağlı binlerce hasta umutla beklemektedir. Başka tedavi yöntemi olmayan hasta sayısı giderek artmaktadır.

Organ bekleyen çocuk hastalarımız hayata tutunmak, büyüme ve gelişimlerini tamamlamak, eğitimlerini sürdürmek, hayattan keyif almak için organ nakline ihtiyaç duymaktadır.

Yaşam süresi başka tedaviler ile karşılaştırılabilir olan böbrek naklinde dahi neredeyse iki katından fazladır.

Yaşam kalitesi sağlıklı bir kişiden hiç farkı yoktur. Nakilli hastalar evlenebilir, çocuk doğurabilir, çalışıp ülke ekonomisine katkıda bulunabilirler.

Sağlık harcamalarının yüzde beşini oluşturan böbrek yetmezlik tedavileri yanında bu hastaların nakil ile sağlığına kavuşmalarının maliyet bedeli nerdeyse üçte bir kadardır. Tedavi avantajı yanında işgücü kaybı olmaması ve üretken olmaları da ayrı bir maliyet avantajı getirir.

Organ Nakli Dini Açıdan Uygun mudur?

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlanmıştır. 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Diğer islam ülkelerinde de ve bütün büyük dinlerde de benzer kararlar mevcuttur.

Kur'an-ı Kerim'de de (Maide Suresi, Ayet 32) "KİM BİR KİMSEYE HAYAT VERİRSE, ONUN SANKİ BÜTÜN İNSANLARA HAYAT VERMİŞÇESİNE SEVAP KAZANACAĞI" beyan olunmuştur.

İstinye Üniversitesi Organ Nakli Merkezi

KAPAT

Kullanım Koşulları